Google

Doğruluk en büyük erdemdir

27/5/2008 ·

On bir yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadakievlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilksaatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yemtakıp, oltayı fırlatma talimi yaptı.Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleleler oluşturmuş,daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğinihissedince, oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığıçekişini hayranlıkla izledi.Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. O güne kadar gördüğüen büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatlerkalmıştı.Baba oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışılparlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat on olmuştu. Avyasağının bitmesine daha iki saat vardı.Önce balığa, sonra oğluna baktı."Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum," dedi."Baba!" diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle."Başka balıklar da var," dedi babası."Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!" dedi çocuk.Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasınınyüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimseninnebalığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasınınsesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularınabıraktı. Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu.Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi..Bu olay bundan tam otuz dört yıl önce oldu. Bugün o çocuk New YorkCity'nin ünlü mimarlarındandır. Babasının küçük evi hâlâ o adadadır. Oğlunuve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı.

Fakat değerler konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözününönüne getirir.Babasından öğrendiği gibi değerler doğru ile yanlışın ne olduğukonusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerinuygulanabilmesidir.Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz? Evet,küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğruolanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmişolurduk.Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zamanyitirmez. Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabaraanlatırız.Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.ÇOCUGUNU ÖYLE KARSILA KI;eve geldigi zaman, en güzel yere geldigini hissetsin....ESINI ÖYLE KARSILA KI;yanina geldigi zaman, en dogru insana kavustugunu hissetsin....ANNENI ÖYLE KARSILA KI;dogumundaki agrilari lezzetle takas etsin...BABANI ÖYLE KARSILA KI;ömür boyu bir baska evlada imrenmesin...FAKIRI ÖYLE KARSILA KI;ona serdiginden büyük, bir dua sofrasi sersin....ZENGINI ÖYLE KARSILA KI;Senin gönlünü gördügünde, kendi gönlünün fakirliginden kahretsin.....

Yorum (0)

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

19/5/2008 ·

Yorum (1)

hıdırelleziniz kutlu olsun

5/5/2008 ·

Hızır ve İlyas’ın büyük buluşması: Hıdırellez
 
Baharın belki de en güzel günlerinin yaşandığı aydır mayıs… Mart ayının kazma kürek yaktıran soğukları ve nisanın puslu havaları yerini güneşli günlere bırakmıştır. Mayısın ışıl ışıl ve mis kokulu günleri herkesi baharın tadını çıkarmaya davet eder. Ailece gidilen piknikler, sınıfça gidilen okul gezileri de hep bu zamanlardadır. İşte birçoğumuzun belki de gelenek olarak bildiği 'hıdrellez' de aynı zamanlarda kutlanır. Peki, nedir bu hıdrellez? Nereden gelip nereye gider? Ne yer ne içer?

Hıdrellez, Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın ilim ve hikmet sahibi kullarından Hızır aleyhisselam ile Allah tarafından bir beldeyi hidayet etmesi için gönderilen yüz binlerce peygamberden biri olan İlyas aleyhisselamın buluştuğu gündür. Kutsal Kitabımızda anlatılanlara göre, İlyas Peygamber, puta tapan bir beldeye peygamber olarak gönderilir. İlyas Peygamber'in iyiliğe davet ettiği kavim puta tapmaktan vazgeçmez ve İlyas Peygamber'i beldeden uzaklaştırır. Bunun üzerine Allah, bu kavmin başına birtakım belalar verir. Yaptıkları hatayı anlayan belde insanları İlyas Peygamber'i geri çağırır. Fakat kavim peygamberi yine yalanlar. İlyas Peygamber de beldeden ayrılarak orayı terk eder. Kavimden ayrılan İlyas Peygamber, Hızır ile karşılaşır.

Hızır aleyhisselamın da, rahmet edilen, alim bir kul olduğu Kur'an-ı Kerim'den anlaşılmaktadır. Peygamber Efendimiz'in hadislerine göre, Hızır aleyhisselam hala hayattadır ve kıyamete kadar hayatta kalacaktır. Hızır aleyhisselamın değişik kılıklara girerek sıkıntıda olanlara yardım ettiği de yine hadislerde geçmektedir. Hızır ve İlyas isimleri halk ağzında aslından biraz uzaklaşmış ve 'hıdrellez' olmuştur.

Bahar ayının başlangıcı olarak kabul edilen ve 6 Mayıs tarihine rastlayan bu buluşmanın bazı güzel olaylara da sebep olduğuna inanılır. Mesela, çorak olan yerlerde yeşillikler biter, o gün yapılan dualar kabul olur. Bu gibi güzel inançların yanında, dinimizle alakası olmayan ve tamamen uydurma birtakım inanışlar da vardır. Hıdrellezde, dinimizde olmayan ve bize bir yarar sağlamayan boş inançlardan uzak durmalıyız.

Hızır ve İlyas'ın buluştukları, çorak yerlerin dahi yeşillendiği, hıdrellez günü insanlar için özel bir gündür. Mayıs ayının ve baharın tadını çıkarabileceğimiz gibi, Hızır ve İlyas aleyhisselamın darda olduğumuz bir zamanda yardımımıza geleceğini ümit ederek, bol bol dua etmeliyiz.

Yorum (2)

maytap

17/4/2008 · Kategori: tatlilar

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

çilekli berke pastası

17/4/2008 · Kategori: tatlilar

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »